Ünlü Türk mutasavvıf ve düşünürü Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi tarafından çıkarılan “Hikmet” gazetesi dönemin birçok siyasi olayını içerdiği gibi gözardı edilen ama kaliteli bulduğum önemli köşe yazılarını da düşünce dünyamıza kazandırmıştır.

Hiç bir şahsa veya cemiyete bağlı olunmadığı belirtilen gazetenin 11 Eylül 1911 tarihli sayısında yer alan ve “Memleketimizde Alman – İngiliz Rekabeti: Mason İskoçya – ve Fransız Mezhebi Mücadelatı” başlığını taşıyan köşe yazısını çalışma konularımla ilgili olduğundan çevirerek yayınlamak istedim.

Köşe yazısında, özetle, Avrupalıların ve özellikle İngilizlerin Osmanlıya karşı tok alıcı rolüne bürünmesi eleştirilmiş, bunun yanısıra bir İngiliz gazetesinde çıkan ve İttihatçıları masonlukla itham eden habere sitem edilmiştir. İngiliz gazetesinde yer alan, “Osmanlıdaki Alman nüfuzu İttihatçı masonlar sayesindedir” anlamına gelen sözlere yazar şu şekilde karşılık vermiştir:

“Bizdeki sınırlı Masonlar Fransız mezhebine mensuptur. Şu halde olsa olsa Fransız nüfuzuna hizmet etmeleri lazım gelirdi.”

Yazar bununla da yetinmeyerek yine İngilizlere karşılık, oynadıkları oyunu görmeyecek kadar kör olmadığımızı belirtmiş ve Almanlarla olan yakınlığımızın tek suçlusunun İngiliz Liberal Fırkası olduğunu iddia etmiştir.

Son olarak önemli bir uyarıda bulunan yazar, çeşitli milletlerden oluşan Osmanlıların itaatkar bir koyun sürüsü olarak görülmesinin İngiliz ciddiyetiyle alakası olmadığını söylemiştir.

Hikmet gazetesinin 11 Eylül 1911 tarihli sayısında yayınlanan ilgili köşe yazısının tamamı:

Mütalaat
Memleketimizde Alman-İngiliz Rekabeti Mason İskoçya ve Fransız Mezhebi Mücadelatı

Avrupalılar bize karşı çok kere istiğnâ(tok alıcı) rolü oynarlar. Lakin bu oyunlara artık aldanacak Osmanlı kalmamış gibidir. Halbuki en mühim Avrupa ceraid-i siyasiyesinde(siyaset gazetelerinde) neşriyatı, bize verilen kıymeti takdire kafidir.

İngiliz ceraid-i mühimesinden(önemli gazetelerinden) “Morining Post”(The Morning Post) gazetesi, memleketimizde Almanya muhabbetinin terakki ettiğinden(ilerlediğinden) bahis bir baş makalesinde, bu kıymeti pek açık bir suretle beyan ediyor. Yalnız Almanlara rekabet sevda ve iddiasıyla bu gazete “İttihad ve Terakki” cemiyetinin ruhuna, esasına iftira ediyor. Biz, bu iftirayı reddetmek isteriz. Zira bu, mana-yı tamıyla bir yalandır.

Artık herkes biliyor ki azası imha ve nefy suretiyle perişan edilen birinci İttihad ve Terakki cemiyetini müteakiben Rumeli’nde yeniden teşkil eden cemiyetin mülkiyeden olan azası birkaç yüzü mütecaviz(aşkın) değildir. Bütün faaliyet-i ihtilaliyeyi(ihtilal faaliyetlerini), fikr-i celil-i hürriyeti(yüce hürriyet fikrini) sertac-ı iftihar(baştacı) edinen zabitan ve askerler, binlerce Türk ve Arnavud meydana getirdi. Bunların yegane saiki “meşveret”in icabat-ı İslamiyeden oluşu ve selamet ve vatan idi.

Kim ve ne cesaretle iddia eder ki bu şanlı askerler, Hoca Harun Efendi ve emsalinin okuduğu ayat(ayetler) ve ehadisi(hadisleri) hırz-ı can(can sığınağı) eden yüz binlerce Rumeli kahramanları “farmason” idi!

Böyle bir iddia, gülünecek bir şey olur. Bu gün de cemiyet defterinde binlerce vatandaş ismi mukayyed(kayıtlı). Olabilir ki bunların içinde beş on tanede Mason bulunsun. Lakin mensubeyn-i cemiyet(cemiyet mensupları) içinde beş on tanede Yahudi var. Muvafık-ı mantık mıdır ki(Mantığa uygun mudur ki) bütün cemiyet efradı Yahudi addedilsin?

Lakin bu kabahat “Morining Post”(The Morning Post) gazetesinin değil, menfaat-i cemiyet(cemiyet menfaati) uğrunda birazcık menfaat ve izzet-i nefsini feda etmesini bilmeyen ve behemehal ruh-i cemiyetin(cemiyet ruhunun) kendilerinden ibaret olduğunu göstermekte ısrar eden bazı arkadaşlarımızındır. Bâhusus(Özellikle) cemiyet müdafaalığına kalkışan bir muharrir(yazar), bütün Genç Türklerin Mason olduğunu iddia ettiği halde bunu bizden başka tekzib eden(yalanlayan) olmadı. Böyle bir tekzib-i salâhiyetdâr(yalanlamaya yetkili) olan yerden olaydı, daha müessir(etkileyici) olurdu.

Morining Post, bu isimleri sayıyor ve bundan pek garip bir netice çıkarıyor.

Almanya nüfuzunun tefavvuku(üstünlüğü), Masonlar sayesindedir, diyor! Ne büyük hata!

Bizdeki mahdud(sınırlı) … Masonlar, Fransız mezhebine salikdirler(mensupturlar). Şu halde olsa olsa, Fransız nüfuzuna hizmet etmeleri lazım gelirdi. Morining Post gazetesi, rivayet kabilinden olarak, Trablusgarp meselesi müşkilatının(sıkıntılarının) izalesi(giderilmesi) için bir Yahudiye müracaat edildiğini yazıyor. Bunlar, hep rekabet ve adavet(düşmanlık) eseridir. Mason mezhepleri, istedikleri kadar mücadele edebilirler, lakin bundan dolayı memleketimizi sahne-i cidal(mücadele sahnesi) etmek hakkında malik değildirler. Türkiye’de Alman nüfuzu İngiliz nüfuzuna galipse, bunun esbabını(sebeplerini) böyle gayr-ı mantıki(mantık dışı) ekazibde(yalanlarda) değil, bizzat İngiliz “Liberal Fırkası – Gladston” siyasetinde aramalıdır.

İngilizler bizi, oynadıkları oyunu görmeyecek kadar kör zannetmesinler. Bize mümkün olduğu kadar müşkilat(sıkıntılar) çıkarırlar ve her türlü muaveneti(yardımı) dirîğ ederlerse(esirgerlerse), kendilerini … ve Almanları tercih etmekte muztar(zorunda) kalacağız.İngilizler, hele bir kere samimi ve hakiki bir tarik-i muhadenet(dostluk yolu) getirsin, işte o vakit bu memlekette öyle üç beş Yahudi ve Mason vatandaşın sihirbaz değneğiyle hareket etmeyen bir hüviyeti, efkar-ı umumiyesi olduğunu görürler. Anasır-ı muhtelifeden(Çeşitli unsurlardan) müteşekkil(oluşan) koca bir Osmanlı milletini, küçük bir muti(itaat eden) koyun sürüsü zannetmek, İngiliz ciddiyetiyle kabil-i terdif(alakalı) değildir.

Not: Kaynak gösterilerek kullanılmasında bir sakınca yoktur.

Hikmet-Gazetesi-Mutalaat1 Hikmet-Gazetesi-Mutalaat2

5/5 (2)

Lütfen oyunuzu paylaşın