Tüm yazılar
Osmanlıca03.07.20152 dakika

Osmanlı’da kuduz vakaları ve tedavisi

Tercüman-ı Hakikat gazetesinin 1922 yılında verdiği bir haber o yılın tek sorununun savaşlar olmadığını bir de üstüne kuduz salgınının çıktığını ortaya koymaktadır. İşte günümüzdeki kuş gribi salgınına pek benzeyen o olaya dair Osmanlıca haber: Bir kuduz kurbanı daha Arnavud Haydar Muharrem kuduzdan vefat itdi. Darülkelb tedavihanesine müracaat idenler içinde şimdiye kadar yalnız ikisinde âsâr-ı akûriye(saldırganlık […]

Ömer Can Talu · Gazeteci ve yazar
Osmanlı’da kuduz vakaları ve tedavisi — Ömer Can Talu araştırma arşivi görseli
Araştırma arşivi

Ömer Can Talu · Yazı

Osmanlı’da kuduz vakaları ve tedavisi

Tercüman-ı Hakikat gazetesinin 1922 yılında verdiği bir haber o yılın tek sorununun savaşlar olmadığını bir de üstüne kuduz salgınının çıktığını ortaya koymaktadır. İşte günümüzdeki kuş gribi salgınına pek benzeyen o olaya dair Osmanlıca haber:

Bir kuduz kurbanı daha

Arnavud Haydar Muharrem kuduzdan vefat itdi.

Darülkelb tedavihanesine müracaat idenler içinde şimdiye kadar yalnız ikisinde âsâr-ı akûriye(saldırganlık izleri) görülmüşdü. Osman efendi ile Desbinanın a’râz-ı akuriye(saldırganlık belirtileri) göstermeleri müddet-i tedavilerini(tedavi sürelerini) ıtuz gün kadar geçirmeleridir aynı zamanda son günlerde memleketinde bir köpek tarafından ısırılan fakat şübhe itmeyerek müddet-i tedavisini geçiren (18) yaşlarında Muharrem isminde biri araz-i garibe(garip belirtiler) göstererek kuduz tedavihanesine gönderilmiş fakat araz-ı akuriye göstererek derhal tecrid idilmişdir. Haydar Muharrem isminde olan bu Arnavud güçlü kuvvetli olduğu içün bağlanmasında hayli müşkilata(zorluklara) dûçâr olunmuşdur.(uğranılmıştır) Kuduzun bu üçüncü kurbanıda evvelki gün kan ve levs(pislik) içinde terk-i hayat itmişdir.

Bu suretle hayvanat-ı muhtelife(çeşitli hayvanlar) tarafından ısırılanların derhal müracaat iderek tedaviye başlamaları lazımdır.
Müşahedehanede bulunan köpeklerden son günler zarfında bir kaçında araz-ı akuriye görülmüş ve derhal itlâf idilmişdir. Aynı zamanda (13) kedi içinde de bazılarında araz-ı akuriye görülmüşdür. Fakat ekseriye kedilerde başlayan kuduz (felci)dir. Köpeklerden görülen kuduz iki nevi(tür) göstermekde ise de alelumûm(genellikle) diğer hayvanata sirayet iden hastalık meşhûr değil felcidir. Eğer felc ile müterafik(karışık) bir akurluk başlarsa köpek veya kedi hiç bir yere saldıramaz. İşte kedilerde görülen araz-ı akuriye felcidir.
Diğer müşahede altında bulunan hayvanat-ı muhtelifede kuduz görülmemişdir.

Tedaviye gelen hastaların mikdarı 150 dir. Bunlardan (93) danesi köpekleri gaib olduğu içün şübhe üzerine tedavi idilmekdedir. Diğerleri köpekleri asar-ı akuriye gösteren hastalardır.

Fare tarafından ısırılan iki hasta tedaviye devam itmekdedir. Bu hastalar içinde bazılarının tedavileri ikmâl idilmiş(tamamlanmış) bazılarınında tedavi müddetleri bitmek üzere bulunmuşdur.

Kuduz aşısı bitdiği içün müdüriyet aşı istihsâline(üretimine) mübaşeret itmişdir.(başlamıştır)

Not: Kaynak gösterilerek kullanılmasında bir sakınca yoktur.

Sözlük
âsâr-ı akûriye: Saldırganlık, kuduzluk izleri
a’râz-ı akuriye: Saldırganlık, kuduzluk belirtileri
araz-i garibe: Garip belirtiler
Tecrid: Soyutlamak
Müşkilat: Zorluklar
Levs: Pislik
Hayvanat-ı Muhtelife: Çeşitli hayvanlar
İtlaf: Telef etme, ortadan kaldırma
Sirayet: Bulaşma, geçme
Müterafik: Karışık
İkmal etmek: Tamamlamak
İstihsal: Üretim
Mübaşeret: Başlama

Kaynak ve yöntem notu

İçerik beyanı: Bu kayıt eski site arşivinden aktarılmıştır. Arşiv bağlantısı: https://omercantalu.com/?p=690 Harici kaynak künyesi ayrıca doğrulanmalıdır.

Arşiv bağlantısını görüntüle ↗

Faydalı bulduysanız

Bu araştırmayı çevrenizle paylaşabilirsiniz:

Paylaş:

Okumaya devam et

Osmanlıca Nedir? Harf İnkılabı Gerekli miydi?
Manşet·5 dk

Osmanlıca Nedir? Harf İnkılabı Gerekli miydi?

Değerli dostlar, Osmanlıcanın yani Osmanlı Türkçesi’nin tam anlaşılamadığını, Osmanlıca nedir diye soranların bunu farklı bir dil zannedildiğini görmekteyim. Farklı kesimlerden insanlar, hatta birçok gazeteci dahi bu konuda maalesef yanlış bilgi sahibi olduğu için harf inkılabı ve dönemle ilgili yanlış çıkarımlarda bulunmaktadır. Bu yüzden çok basit şekilde, Osmanlıca bilmeyenlerin de(gayet tabi herkesi bilmek zorunda değil) anlayabileceği […]

24.06.2021
Türklük ve Yunanlılık – 5 Temmuz 1920
Osmanlıca·4 dk

Türklük ve Yunanlılık – 5 Temmuz 1920

Hakimiyet-i Milliye Gazetesinin 5 Temmuz 1920 tarihinde ilk sayfada yayınladığı bu yazı özetle, Türkiye’nin zararına çalışan ve “Yunanlılık” yapan kişilerden ve faaliyetlerinden bahsetmektedir. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, Türk Ordusunu denetliyor.(Fotoğraf haberde geçmemektedir.) TÜRKLÜK VE YUNANLILIK Osmanlı Devleti’nin mütenevvi(çeşitli) olan esbab-ı inhitatını(çöküş sebeplerini) tedkik eylediğimiz vakit, bu sebeplerin arasında en büyüklerinden birinin Yunan âmâlini(emellerini) mevki-i faale(faal […]

03.08.2018
Yunan Taarruzları – 1 Temmuz 1920
Osmanlıca·3 dk

Yunan Taarruzları – 1 Temmuz 1920

Bugünden itibaren Hakimiyet-i Milliye gazetesinin ilk sayfalarında bulunan haberlerden ilgi çekici olanları -ki dönem itibariyle birçoğu savaş haberleri- çevirip yayınlayacağım. Bu bağlamda 1 Temmuz 1920 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinden çevirdiğim ilk haberi aşağıda ilginize sunuyorum. Fotoğraf temsilidir. Yunan askerlerinin Karahisar’da oldukları bir zamana aittir.(1922) YUNAN TAARRUZLARI Yeni bir ittifak-ı müselles(üçlü pakt) karşısındayız: Yunanistan, İngiltere İstanbul […]

13.07.2018