Ömer Can Talu · Yazı
Bab-ı Ali Yangını (1911) – Osmanlı Hükümet Binası
Daha önceleri defalarca yangınlarla boğuşmuş olan Bab-ı ali(o dönemin devlet dairelerinin bulunduğu hükümet binası), 1911 yılında bir kere daha yanmıştır.
Bu yangında orta bölüm denilen kısım yanarak onarılamayacak hale gelmiş ve Bâb-ı âli iki binaya ayrılmıştır. Bab-ı ali nin her yangında birçok doküman yol olsa da bu yangında Şura-yı Devlet ve Dahiliye Nezareti(İçişleri Bakanlığı) ile Mektubcu, Teşrifatçı, Beylikçi, Sadaret Kalemi daireleri ve özellikle Vakanüvis dairelerinin tamamen yanmış olması döneme ışık tutacak pek çok belgenin de yok olmasına sebebiyet vermiştir.
Vakanüvis daireleri, tarih yazımının yapıldığı resmi devlet daireleridir. Osmanlı Devleti tarih yazıcılığına büyük ihtimam göstermiş ve bunun için memurlar görevlendirmiştir.(Vakanüvisler)
Bu dönem İttihat ve Terakki fırkasının aktif olması ve 1. Dünya Savaşı’na gidilen yolda en önemli tarihlerden olması sebebiyle önemli bir dönemdir ve arşive kaldırılmadan kaybedilmiş olan her belge tarihçiler için çok büyük bir kayıptır.
Bu arada, Osmanlı döneminde İstanbul, büyük depremlerinin yanında büyük yangınlarıyla da ünlüdür. Zira o dönem İstanbul’daki yapıların büyük kısmı ahşap yapılardır ve bu durum koca bir muhitin yanmasını oldukça kolaylaştırmaktadır.
Kaynak ve yöntem notu
İçerik beyanı: Bu kayıt eski site arşivinden aktarılmıştır. Arşiv bağlantısı: https://omercantalu.com/?p=2498 Harici kaynak künyesi ayrıca doğrulanmalıdır.
Arşiv bağlantısını görüntüle ↗Okumaya devam et
İlgili Yazılar ve Araştırmalar

Osmanlıca Nedir? Harf İnkılabı Gerekli miydi?
Değerli dostlar, Osmanlıcanın yani Osmanlı Türkçesi’nin tam anlaşılamadığını, Osmanlıca nedir diye soranların bunu farklı bir dil zannedildiğini görmekteyim. Farklı kesimlerden insanlar, hatta birçok gazeteci dahi bu konuda maalesef yanlış bilgi sahibi olduğu için harf inkılabı ve dönemle ilgili yanlış çıkarımlarda bulunmaktadır. Bu yüzden çok basit şekilde, Osmanlıca bilmeyenlerin de(gayet tabi herkesi bilmek zorunda değil) anlayabileceği […]

Konut Sektörü ve Asgari Ücret
İnsanoğlunun en temel ihtiyaçları arasında yeme-içmeden sonra “barınma ihtiyacı” gelir. Yüzyıllar boyunca yeme-içme ihtiyacını bile avlanarak karşılamış olan insanoğlu, tepesinde her zaman bir çatı istemiş olacak ki ev ve çadır kurmayı henüz bilmiyorken mağaralara sığınmış, oraları kendisine geçici de olsa mesken edinmiştir. Bu bakımdan diyebiliriz ki barınma ihtiyacı belki de yeme-içme kadar önemlidir insanlar için. […]

Osmanlı’da Alman-İngiliz Mücadelesi
Ünlü Türk mutasavvıf ve düşünürü Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi tarafından çıkarılan “Hikmet” gazetesi dönemin birçok siyasi olayını içerdiği gibi gözardı edilen ama kaliteli bulduğum önemli köşe yazılarını da düşünce dünyamıza kazandırmıştır.
