Osmanlıca sözlük kaydı
Maruf
Maruf kelimesinin Osmanlıca arşiv metinlerindeki anlamı: Ünlü, tanıdık.
Latin yazılışı / transkripsiyon
Maruf
Günümüz Türkçesi
Ünlü, tanıdık
Osmanlıca yazılışı
Bu kaynak kaydında Osmanlıca yazılış verilmemiştir.
Kaynak eser
Ömer Can Talu Osmanlıca çeviri arşivi: sevimli-hirsiz-gulazerin-ikiziosmanlica-gazete-haberi
Kullanım örneği
İstanbul Zabıtasınca pek maruf simalardan olan Üsküdarlı Fatma, Cemile ve Havva adlı üç kadın, bu def’a kaplıcalarda fa’liyete başlamak üzere Bursaya gitmişlerdir. Sahte nüfus tezkeresi alan ve isimlerini tebdil iden bu kadınlar, medeniyeye ayak basdıkları günden i’tibaren icra-ı san’ata başlamış ve eşya almak üzere girdikleri dükkan ve mağazalardan epeyce eşya kaldırmışlardır. Reisleri Fatma olan bu kaldırımcı grubu az sonra Bursa kaplıcalarında kendilerine bir saha-i fa’liyet bulmuşdur. Koltuklarından alel ekser bohça eksik olmayan bu üçler, kaplıcalarda en ufak bir fırsatdan istifade iderek kadın çamaşır ve havlularını maharet-i mahsusa ile aşırmağa başlamışlardır. Kaplıcalar müdüriyeti, bu kadınların vürûdundan sonra, kaplıca dahilinde sık sık eşya gaib olduğunun farkına varmış ve keyfiyeti Bursa Polis Müdüriyetine bildirmişdir.
Maruf kelimesinin anlamı: Ünlü, tanıdık.
Latin harfleriyle yazılışı: Maruf
Osmanlıca yazılışı: Bu kaynak metinde ayrıca verilmemiştir.
Kaynak: Ömer Can Talu Osmanlıca çeviri arşivi: sevimli-hirsiz-gulazerin-ikiziosmanlica-gazete-haberi
